OKUL ONCESI EGITIMIN ONEMI
Okul öncesi eğitim süresince çocuklar ilköğretime
hazırlanırken, paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve
birlikte çalışmayı öğrenirler. Okul öncesi eğitimin
amacı çocuklarda öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocuğun
varolan yeteneklerini görünür kılmaktır.
Bu dönem, araştırmacılar için çocuğun yüksek öğrenme
potansiyeline sahip olduğu bir dönem olarak
görülmektedir. Uygun fiziksel ve sosyal çevre
koşullarında ve sağlıklı etkileşim ortamında yetişen
çocuklar, daha hızlı ve başarılı bir gelişim gösterirler.
Eğitimin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim
gömleğin ilk düğmesidir ve bunun doğru iliklenmesi
gerekir.
Çocuğun doğduğu günden temel eğitime başladığı güne
kadar geçen yılları kapsayan ve çocukların daha sonraki
yaşamlarında önemli rol oynayan; bedensel, psikomotor,
sosyal-duygusal, zihin ve dil gelişimlerinin büyük
ölçüde tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği ve çocuğun
devamlı olarak değiştiği bir süreçtir. Bu nedenle,
çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini
sürdürmesi önem kazanmaktadır.
Sağlıklı ve istenilen davranışlara sahip çocuklar
yetiştirmek, onların gelişim özelliklerini ve bu
özellikler doğrultusunda gereksinimlerinin neler
olduğunu bilmeye bağlıdır. Erken çocukluk dönemindeki
gelişmelerle, okul öncesi eğitim artık anne babanın
yalnız başına başarabileceği bir konu olmaktan çıkmış
durumdadır.
Eğitim, öğrenci-öğretmen-veli üçgeninden oluşan
platformdur. Bu birliktelik ne kadar bilinçli ve
sağlıklı olursa, çocuklarımızda o oranda sağlam bir
kişilik kazanırlar.
Eğitimin sağlam temeller üzerine kurulmasında ve
insanların ileri yaşlardaki başarılarında okul öncesi
eğitimin rolü bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ana
kucağındaki yoğun ilgiden sonra, anaokulu ortamı çocuk
için dünyaya açılan yepyeni bir penceredir. Olumlu yada
olumsuz anlamda verilen her şey, onları yetişkinlik
yıllarında da doğrudan etkilemektedir.
3 yaşına kadar bir çocuğun beyni bir yetişkinden 2,5 kat
fazla çalışır, 6 yaşına kadar bir profesörden 2 kat
hızlıdır. Yapılan tüm uluslararası araştırmalar ve
uygulanan testler göstermektedir ki 0-6 yaş grubunda,
gelişim düzeyinde okul öncesi eğitimi almış çocukların,
akademik programlarda eğitim almış olanlara göre 1.
sınıf başarı düzeyleri daha yüksektir ve okuma yazmaya
daha hızlı geçmektedirler.12 yaşında IQ değerleri 5 puan
daha yüksektir, 15 yaşında yetenek sınavlarında % 90
-100 arası başarı sağlarlar. % 65’i liseyi, % 45’i
üniversiteyi sorunsuz kazanır ve bitirir. Yetişkin
olduklarında dış dünyayla kolay ve sağlıklı iletişim
kuran, sosyal insanlar olurlar.
Okul öncesi eğitim kurumları; toplumun temel yapısını
oluşturan
* Saygı,sevgi,
* Paylaşma, iş bölümü,
* Sorumluluk
* Sosyal çevre oluşturma açısından çocuğu geleceğe
hazırlayan en güvenli ortamdır.
Bilindiği gibi, 0- 6 yaş arası çocukta pek çok
gelişimsel değişmenin yaşandığı yıllardır. Normal
gelişim gösteren bir çocuk, 6 yaş civarında pek çok
motor becerileri kazanmış, çeşitli fiziksel becerilerini
kullanmaya başlamıştır.
Bilişsel gelişim açısından ise, fiziksel ve sosyal
çevresi ile ilgili yoğun bir bilgi birikimi oluşturmaya
ve çevresinde gelişen olayları anlamaya başlamıştır.
Buna karşın, okul öncesi yılları çocuğun soyut düşünme
yetisinin henüz tam şekillenmediği ve bu nedenle yapılan
tüm etkinliklerin somut bir biçimde çocuğun yaparak ve
deneyerek öğrenmeyi gerçekleştirdiği yıllardır.
düşünüldüğünde, okul öncesi yılları çocuğun arkadaşları
ve öğretmeni ile birebir olarak kuracağı iletişime
dayalı konuşma ve dinleme becerilerini geliştirici
etkinliklerin ağır bastığı yıllar olmalıdır.
Okul öncesi eğitim neden gereklidir
* Çocukta zeka gelişiminin %70 lik kısmı 7 yaşına kadar
tamamlanır ve öğrenme becerisi bu yaşta gelişir.
* Çocuğun grup içine katılması, sağlıklı ilişkiler
kurması, kültürel değerlerine sahip çıkması,
sosyalleşmesi gibi olgular bu yaşta gelişir.
* Bu dönemdeki sapma ve olumsuzluklar çocuğun bütün
yaşamını olumsuz yönde etkiler.
* Farklı kültür ortamlarından ve ailelerden gelen
çocuklar ortak bir yetişme ortamına okul öncesi eğitim
kurumlarında ulaşır. Çocuk kendine güven duygusunu bu
kurumlarda kazanmaya başlar.
* Dilini doğru, yanlışsız ve güzel konuşma özelliğini bu
yaşta öğrenir. Toplumu, çevreyi, evreni ve insan
davranışlarını tanımaya başlar.
* Nesneleri, eşya ve varlıkları, temel bir takım
becerileri, davranışları, olumlulukları ve
olumsuzlukları öğrenmeye başlama yaşı 4-6 yaşları
arasındadır.
* Aile içi desteğin tek başına yetmediği, çocuğun kendi
yaşıtlarıyla birlikte olabileceği, bedensel ve zihinsel
gelişmelerini sağlıklı biçimde sürdürebilecekleri bir
ortam olduğu için okul öncesi eğitim zorunlu ve
gereklidir.
Türkiye genelinde ortalama okul öncesi okullaşma oranı
%15 tir. Bu son derece çarpıcı bir orandır. Diğer
Ülkelerle karşılaştırıldığı zaman durum daha net olarak
anlaşılmaktadır. Avrupadaki bir çok ülkede bu oran
%100’dür.
Okulöncesi eğitiminin desteklenmesi için sonuç olarak
şunları söyleyebiliriz: Aile ve eğitimci işbirliği ile
gerçekleşen okulöncesi eğitim; çocuğun daha yaratıcı,
ileriyi görebilen, yeni ürünler yaratabilen ve çevresini
kendi amaçları için yönlendirebilen özerk bir birey
olarak yetişmesine katkı sağlayacaktır




